Buhara Emirliği Türkistan ve Enver Paşa


Atayurt’tan Anadolu’ya Buhara Emirliği Türkistan ve Enver Paşa

Açıklama: Türkistan’ın tarihini ortaya koymak ve Buhara Emirliğine ait birinci elden bir çalışma hazırlamaktan ziyade bu alanda yapılacak çalışmalar bir başlangıç oluşturmak amacındayız.

Türkiye’de henüz ortaya çıkarılmamış bir konuyu komuoyuna sunmak ve ilgilenenlerin dikkatini konuya çekerek şimdiye kadar konu ile ilgili çalışma yapan aratırmacıların konuya yaklaşırken konunun Hükümdar ailesi ve birçok kaynakta ifade edildiği yönden bakılmasını sağlamaya çalışmak ana gayemiz. Türkistan Tarihinin Türkiye gibi Türkistanla direk ilgisi olan bir coğrafyada yeterince tanınmıyor olması dikkate şayan ve üzüntü vericidir!

Türkiye’nin tarihi kültürel ve jeostratejik ortak çıkarlarının kesiştiği Türkistan’ın son zamanlarda emperyal devletlerin ilgi odağı haline gelmiş olmasına paralel olarak Türkiye’de de öneminin arttığı bir vakıadır. Ancak özverili birkaç akademisyen ve bazı araştırmacıların dışında Türkistan ile ilgili bilgiler gazete köşelerinde birkaç satırlık haber olmaktan öte geçmemektedir. Bu haberlerin daha çok doğal gaz, yeraltı zenginlikleri… Ya da dünyanın yeniden yapılandırılması noktasında beynelminel bazı devletlerin bölge ile ilgilenmeleriyle sınırlı kalabilmektedir.

Yapmaya çalıştığımız günümüz Özbekistan Devletinin 1911-1920’li yıllarına damgasını vuran Buhara Emirliğinin son Hükümdarı Emir Âlim Han ve ailesinin yaşantısını ortaya koymaktır.

Emir Âlim Han’ın Türkistan’dan Afanistan’a gidişi ve Afganistan’daki çalışmaları ile veliaht olarak bıraktığı en büyük oğlu Ömer Âlimi ve çalışmamızın ana ekseninin oluşturan görüşmelerimizle yolumuza ışık tutan Abdulkebir Yüce (Azmi) gibi evlatlarının şu anki durumları…

Afganistan’da geçen sıkıntılarla dolu hayatları, Türkiye’ye gelişleri ve Türkiye’deki durumları ile ilgili birinci ağızdan aktardığımız bilgiler bundan sonra konu ile ilgilenen araştırmacılara ışık tutacaktır inancındayız.

Yazar: Naci Yengin
Yayınevi: Bilgeoğuz Yayınları
Basım Yeri: İstanbul
Basım Tarihi: 2010-12
Kapak Türü: Karton
Boyut: 135-215
Sayfa Sayısı: 175
Kağıt Türü: 2. Hamur
Dili: Türkçe

Önsöz

Türk Tarihini ve Asya’nın siyasi tarihini tetkik zahmetine katlanan herkes görecektir ki, “Eski Dünya”diye adlandırılan kıtalar topluluğunda ve sayısız kavim arasında şiddetle arzulanan ve o nispette de yaygınlaşan toplum düzeni, “Türk toplum düzeni” olmuştur. Bunun yaygınlaşmasında şüphesiz, Türklerin İslam’ı kabul etmeleri, en büyük rolü oynamıştır. Çin ve Hint medeniyetleri; insanlığın ortak arzusu haline gelen Türk-İslam medeniyetlerinin göz kamaştırıcı saltanatı karşısında sükût etmiştir. Rus despotizmi ile Moskova semalarında dalgalanan Türk sancakları önünde boyun eğmek zorunda kalmıştır. Ancak, bu yüksek fetih ve medeniyet hareketi, Asya’da ve Avrupa’da insan haysiyetini ve toplum düzenini, iğrenç saltanatları uğruna istismar eden zalim insan şebekelerinin, düşmanlığını katmerlendirmiştir. Bu hareketin koruyucusu ve yükseltici olan Türkler ise, düşman planlarının hedefi olmuştur. Avrupa’da ve Asya’da Türk dinamizmi ve İslam idealizmi mağlup edilemeyince, insan ve toplum istismarına devam edemeyeceklerini anlayan emperyalist güçler, Avrupa içlerinden Uzakdoğu’ya kadar uzanan bölgelerde korkunç bir terör ve imha hareketi planlamışlardır.

İşte bu tarihi kavga, Türk dünyasının büyük bir kısmı ve Türklerin anavatanı olan bölgelerde Çin ve Rus mezaliminin başlıca amili olmuştur. Öte yanan, Türkistan’ın henüz büyük bir kısmı işlenme Atayurt’tan Anadolu’ya BUHARA EMİRLİĞİ TÜRKİSTAN VE ENVER PAŞA 10 NACİ YENGİN 11

miş, bakir ve mümbit toprakları, zamanımızın ekonomi-politiğinin pazarlık sahaları olmuştur.1

Türkistan ile ilgili çalışma yapmak ve bu çalışmanın Türkiye’de bir ilk oluşunun zorluklarıyla karşılaştık çalışmamız sırasında. Ancak özellikle Buhara’yı yöneten Emir Âlim Han’ın oğullarından Türkiye’de yaşayan Said Abdulkebir Yüce( Azmi),Said Mansur Âlimi ve Said Abdurrahim Çelik ile ve Amerika’da yaşayan Said Ömer Âlimi Beylerin büyük desteğini gördüğümü belirtmeliyim. Bu öyle bir destek idi ki çalışmamız sırasında aylarca hergün birlikte olma ve onlarla birlikte aynı hayatı teneffüs etmekle açıklanabilir ancak.

Aylarca devam eden çalışmamız sırasında her Buhara sözünün geçtiği anlarda içlerinden bir şeylerin kopup gittiğini, yarım kalan bir parçalarının bulunduğunu görüyor ve sessizce hasret ekiyorduk Gaziler Şehri Gaziantep’in Buhara Sokağından Özbekistan’ın o mübarek, o İslam’ın Kubbesi şehrine…

“Doğu memleketi içinde Buhara, İslam’ın kubbesidir ve onlar arasında konumu itibarıyle Bağdat’a benzemektedir. Çevresi fakih ve âlimlerin nuruyla aydınlanmış, en nadide yüce şahsiyetlerle süslenmiştir. Kadim devirlenden itibaren her çağda o, her bölgeden büyük din âlimlerinin buluştuğu yer olmuştur.”2

Gerek Buhara gerekse Buhara’da hüküm sürmüş bir devletin tarihi, bu devlete yön vermiş son hükümdar Emir Âlim Han ve onun ailesinin yaşantısını ele almak mesuliyet isteyen önemli bir konudur. Türkiye’de resmi tarih eğitimi alan birçok lisans öğrencisinin dahi Buhara Devleti ile ilgili doyurucu bir bilgiye sahip olmaması konuyu önemsememize neden olan önemli bir husustur. Bu bakımdan çalışma her ne kadar bilimsel olarak ele alınmamış olsa da sahasında bir boşluğu dolduracak türdendir. En azından daha sona yapılacak çalışmalara bir öncülük edeceğine inandığımız çalışmada mümkün olduğu kadar titiz davranılmaya ve Türkiye’de yayımlanmış kay

1 İsa Yusuf Alptekin, Doğu Türkistan Davası, İst.1992,s.18.

2 Rıchard Nelson Frye, Orta Çağın Başarısı Buhara, çev. Hasan Kurt, Ahmet Yesevi Üniversitesi Yardım Vakfı Bilig Yay. Ank. Tarihsiz, s.48.naklara ulaşılmaya çalışılmıştır. Bunun dışında Farsça kaynakların okunmasında Said Abdulbekir Yüce Bey’in değerli katkılarından faydalandık.

Konunun önemli bir başka yönü ise şimdiye kadar hiç yapılmamış bir çalışmanın ilk adımını oluşturacağını umduğumuz Enver Paşa’nın Türkistan mücadlesinde Emir Âlim Han’la olan diyalog sürecinin ayrıntılarıyla verilmiş olmasıdır. Öyleki Emir Âlim Han’a bağlı olarak Türkistan Türklerinin ordu komutanı olarak görev yapmış Enver Paşa’nın Buhara hükümdarı ve bölgedeki mücadelesi ayrıntılı olarak işlenmiştir.

Enver Paşa’nın Türkistan mücadelesi şimdiye kadar Şevket Süreyya Aydemir, Baymirza Hayit, A. Ahat Andican, Ali Bademci, Nevzat Köseoğlu, Abdullah Recep Baysun, Zeki Velidi Togan gibi araştırmacılar tarafından işlenmiştir. Ancak sözkonusu araştırmacıların hiçbirisi Emir Âlim Han ailesi ve çocuklarıyla ne görüşmüş ne de konunun gerçeğinin ne olduğunu araştırma gereği duymamış gibidir. Hâlbuki Enver Paşa’nın Türkistan mücadelesinde Emir Âlim Han’dan bağımsız bir çalışmanın yapılamayacağı açıktır.

Mevcut kaynaklarda Emir Âlim Han hakkında yapılan değerlendirmeler çoğunlukla subjektif bir bakış açının ürünü görünmektedir. Bundan böyle Özbekistan arşivleri açılmaktadır. Sovyet yönetiminin istihbarat bilgilerinden, Afganistan ve Hindistan arşiv bilgilerinden yola çıkarak konu ile ilgili bilimsel yaklaşımların yeniden yapılması konunun net olarak ortaya çıkarılabilmesi için elzem görünmektedir. Yoksa aynı yaklaşımların ürünü olan mevcut kaynaklar dönemin net olarak ortaya çıkarılmasında yetersiz kalmaktadır.

Çalışmamızda edebi bir üslubu benimsediğimizi ve bilimsel bir tez ortaya koymak gibi bir amaç gütmediğimizi belirtmeliyim. Bunu özellikle tercih ettiğimizi ve amacımızın bütün kesimler tarafından çalışmamızın okunmasını sağlamak olduğu bilinmelidir.

Çalışmamız sırasında yardım, destek ve teşviklerini esirgemeyen Emir Âlim Han’ın bütün çocuk ve torunlarına, Buhara Sokağı sakinlerine… Bilgisayar desteğini esirgemeyen tarih aşığı Kemal Bozkurt’a, NTV’de “Ve İnsan” programı hazırlayıcıları ve Oğuz Haksever Bey’e Buhara Emirliği mensuplarının Türkiye’de yaşadığına dair Ocak 2005’te yapmış olduğu programla bilgilendirdiklerinden ötürü teşekkürlerimi sunmadan geçemeyeceğim.

Teşekkür ve minnettarlığımın en büyüğü elbette ki Buhara-Özbekistan topraklarından Türkiye’nin yolunu tutan ve Anadolu’yu vatan edinen Emir Âlim Han’ın varisi olarak bıraktığı en büyük oğlu Veliaht Said Ömer Alimi’ye, Said Abdurrahim Âlimi, Said Mansur Âlimi ve Said Abdulkebir Yüce (Azmi) gibi değerli evlatlarına ve Özbek Türkleri’ne…

Kitabı okuyarak eleştiri ve düzeltmelerde yardımcı olan Sayın Doç. Dr. Kutlukhan Şakiroğlu’na; kitabı son kez okuyarak dipnot, düzelti ve kaynakça konusunda hiçbir desteğini esirgemeyen sevgili dostum Dr. Nurettin Hatunoğlu ve İlyas Dirin’e… Ayrıca yayınevinin değerli yöneticilerine şükranlarımı sunmayı bir borç bilirim.

Hassaten Özbekistan’ın bağımsızlığını kazanmasından sonra yeniden Türk kültür dinamiklerine yönelme konusunda çalışmalarını sürdüren Özbekistan Türk Devletini kuran kardeşlerimize…

Naci YENGİN

3 Yanıt

  1. teşekkür ederiz…böyle bir kitap Buhara emiri Alim han ahhında yapılan birçok yanlışlığı düzeltecektir…

  2. BUHARA EMİRİ VE ENVER PAŞA HAKKINDA YAYIMLANMIŞ SON ÇALIŞMALARDAN BİRİSİ…OKUDUM VE TAVSİYE ETMEK AMACITYLA YAZIYORUM…

  3. […] Buhara Emirliği Türkistan ve Enver Paşa « GünTürk Betikevi27 Haz 2011 … Atayurt’tan Anadolu’ya Buhara Emirliği Türkistan ve Enver Paşa …. vatan edinen Emir Âlim Han’ın varisi olarak bıraktığı en büyük oğlu Veliaht … […]

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: